SELÇUKLULAR EDEBİYAT FESTİVALİNDE BULUŞTU

Kültür 10.08.2015 - 19:32, Güncelleme: 01.01.1970 - 02:00 7217+ kez okundu.
 

SELÇUKLULAR EDEBİYAT FESTİVALİNDE BULUŞTU

SELÇUKLULAR EDEBİYAT FESTİVALİNDE BULUŞTU
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Edebiyat Festivali’nin bu haftaki durağı Selçuk’tu. Tuna Kiremitçi, Pelin Batu, Neşe Yaşın, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan’ın buluştuğu festivalde aşk ve edebiyat konuşuldu. Uluslararası Edebiyat Festivali’nin kapsamında ilk olarak 7 Ağustos akşamı yazar Tuna Kiremitçi, Oyuncu- Şair Pelin Batu, Şair Neşe Yaşın ve Şair Şükrü Erbaş Selçuklularla buluştu. “Aşk özgürleştirir” temasıyla düzenlenen panelde ilk olarak KKTC’li şair Neşe Yaşın söz aldı. “Aşk özgürlük mü, tutsaklık mı?” sorusuna yanıt bulmaya çalışan Neşe Yaşın; “Aşk Karşıt uçları kapsar. Uçmak ve düşmek, özgürlük ve tutsaklık, neşe ve keder. Birinden ötekilere savruluş ruh halleri ile ilgili bir şeydir aşk. Aşkın öznesi kimse biz ona karşı taşıp duruyoruz. Onun dışında her şey önemsizleşiyor” dedi.   Aşktan kaçmak özgürlükten kaçmaktır Aşkın özgürlükle ilişkisini anlatan Neşe Yaşın; “Aşk baktığın her şeye hayatın rengini katar. Bütün imgelere, anlamlara sirayet eden bir anlam hali vardır. Böylesi bir duygu sınırlar, sınıflar, etnisite tanımaz. Aşk bu anlamda çok özgürlükçüdür. Kimlikler ve onların hiyerarşileri yok olur aşkta. Aşkın özgürlükle ilişkisi bence bu noktadır. Aşk sınır tanımaz, hiçbir otoriteye boyun eğmez. Aşktan kaçmak bir anda özgürlükten vazgeçip sisteme boyun eğmektir. Aşk güvenliği tehdit eden bir isyan halidir” dedi.  Aşk edebiyat ilişkisine değinen Neşe Yaşın; “Edebiyat kavuşmaz aşklar ülkesidir. Çünkü kavuşmak bir sondur. Bir aşk hikayesinde kavuşma varsa sonrasını hiç kimse merak etmez” dedi.  Karanlık karanlığı kovamaz Neşe Yaşın’dan sonra söz alan Oyuncu- Şair Pelin Batu ise aşk kavramının antik çağdan beri tartışıldığını söyleyerek sözlerine başladı. Tarihsel süreç içerisinde aşkı anlatan Batu; “Mükemmeli aramak ama asla dokunamadığımız bir şeydir aşk. Ancak severek ve empati güdümüzü kullanarak sorunların üzerine gidebiliriz” dedi. Batu; sözlerini Martin Luther King’in "Karanlık karanlığı kovamaz, ancak ışık kovabilir karanlığı. Nefret nefreti kovamaz, ancak sevgi kovabilir nefreti." sözüyle bitirdi. Aşk başkasının mutluluğu ile mutlu olmaktır Panelin moderatörü olan Tuna Kiremitçi ilk olarak katılımcılara birkaç öykü okudu. “Aşk bizi aklımızdan, zihnimizden özgürleştiriyor. Kendi zihnimizden özgürleşmek doğadan kopuşumuzu bitiriyor, doğa ile tekrar bağ kurduğumuzu hissediyoruz. İşte biz bu yüzden bize tüm çektirdiklerine rağmen, yaşadığımız üzüntülere rağmen aşktan vazgeçemiyoruz” diyen Kiremitçi;  aşkın henüz tam olarak tanımlanamadığını belirterek; “Aşk nedir diye illaki sorarsanız, aşk bir başkasının mutluluğu ile mutlu olabilmektir. Kendi zihnimizin, kendi egomuzun dışına çıkarak bir başkasının mutluğu ile mutlu olabildiğimiz zaman bu aşk olacak” dedi. Sanat buluşmaları sorunlardan, tutsaklıklardan bir kaçıştır  “Aşk özgürleştirir” panelinin son konuşmacısı olan Şair Şükrü ise panelde ; “Yaşadığımız bugünlerde yaşananlardan dolayı insanların şiire, aşka, iyi şeylere, insan haysiyetini kurtaran şeylere son derece ihtiyaçları var” dedi. Aşkın insanlık tarihi boyunca aşkı konuşulduğunu belirten Şükrü Erbaş da aşkla ilgili düşünür ve şairlerden yola çıkarak çeşitli tanımlar yaptı.  Edebiyat ve sanat buluşmalarının insanları günlük hayatta karşılaştıkları sorunlardan, tutsaklıklardan bir kaçış olduğunu da belirten Şükrü Erbaş, çeşitli şairlerden ve kendi şiirlerinden seçme eserler okudu.  Bakıcı: Sevginin hakim olduğu günler diliyoruz Teşekkür belgeleri sunmak için söz alan Başkan Bakıcı; Gerçekten ihtiyacımız vardı böyle bir akşama. Bu konuşmalardan birçok çıkarım yapmamız gerekir. Daha aydınlık, daha güzel günlere barış içerisinde, özgürlük içerisinde, aşkın ve sevginin hakim olduğu günler diliyoruz.” Son günün konuğu Kopan’dı. Uluslararası Edebiyat Festivali kapsamında 8 Ağustos Cumartesi günü Selçuklularla buluşan Yazar Yekta Kopan, katılımcılarla karşılıklı bir sohbet havasında “kitap okuma, yazma” kavramı üzerinde durdu. Keyifli bir atmosferde geçen gecede yazar seyircilere “Neden kitap okuruz?” , “Kitap okumazsak ne olur?” sorularına cevap vermelerini istedi. Kopan;  “Kitap okuyan ile kitap okumayan bir insan arasında iletişim kurma yönünden fark vardır. Kitap okumak bizi bilgi birikiminin yanı sıra günlük hayatın her safhasında farklı bir insan yapar. Kitap okumanın “ötekileştirme” sorununu ortadan kaldırdığını, kişiye ne olup, ne olmadığını anlatır, yaşayamayacağı deneyimleri gösterir. Kitap okuyan insan dünyada en çok eğlenen insandır. Kendisiyle, çevreyle, bütün sorunlarla ironik bir ilişki kurarak sorgulamayı öğrenir. Bu da okuru eğlendirir” dedi. Yekta Kopan söyleşinin sonunda okurları için kitaplarını imzaladı.
SELÇUKLULAR EDEBİYAT FESTİVALİNDE BULUŞTU

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Edebiyat Festivali’nin bu haftaki durağı Selçuk’tu. Tuna Kiremitçi, Pelin Batu, Neşe Yaşın, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan’ın buluştuğu festivalde aşk ve edebiyat konuşuldu.

Uluslararası Edebiyat Festivali’nin kapsamında ilk olarak 7 Ağustos akşamı yazar Tuna Kiremitçi, Oyuncu- Şair Pelin Batu, Şair Neşe Yaşın ve Şair Şükrü Erbaş Selçuklularla buluştu. “Aşk özgürleştirir” temasıyla düzenlenen panelde ilk olarak KKTC’li şair Neşe Yaşın söz aldı. “Aşk özgürlük mü, tutsaklık mı?” sorusuna yanıt bulmaya çalışan Neşe Yaşın; “Aşk Karşıt uçları kapsar. Uçmak ve düşmek, özgürlük ve tutsaklık, neşe ve keder. Birinden ötekilere savruluş ruh halleri ile ilgili bir şeydir aşk. Aşkın öznesi kimse biz ona karşı taşıp duruyoruz. Onun dışında her şey önemsizleşiyor” dedi.  

Aşktan kaçmak özgürlükten kaçmaktır

Aşkın özgürlükle ilişkisini anlatan Neşe Yaşın; “Aşk baktığın her şeye hayatın rengini katar. Bütün imgelere, anlamlara sirayet eden bir anlam hali vardır. Böylesi bir duygu sınırlar, sınıflar, etnisite tanımaz. Aşk bu anlamda çok özgürlükçüdür. Kimlikler ve onların hiyerarşileri yok olur aşkta. Aşkın özgürlükle ilişkisi bence bu noktadır. Aşk sınır tanımaz, hiçbir otoriteye boyun eğmez. Aşktan kaçmak bir anda özgürlükten vazgeçip sisteme boyun eğmektir. Aşk güvenliği tehdit eden bir isyan halidir” dedi.  Aşk edebiyat ilişkisine değinen Neşe Yaşın; “Edebiyat kavuşmaz aşklar ülkesidir. Çünkü kavuşmak bir sondur. Bir aşk hikayesinde kavuşma varsa sonrasını hiç kimse merak etmez” dedi. 

Karanlık karanlığı kovamaz

Neşe Yaşın’dan sonra söz alan Oyuncu- Şair Pelin Batu ise aşk kavramının antik çağdan beri tartışıldığını söyleyerek sözlerine başladı. Tarihsel süreç içerisinde aşkı anlatan Batu; “Mükemmeli aramak ama asla dokunamadığımız bir şeydir aşk. Ancak severek ve empati güdümüzü kullanarak sorunların üzerine gidebiliriz” dedi. Batu; sözlerini Martin Luther King’in "Karanlık karanlığı kovamaz, ancak ışık kovabilir karanlığı. Nefret nefreti kovamaz, ancak sevgi kovabilir nefreti." sözüyle bitirdi.

Aşk başkasının mutluluğu ile mutlu olmaktır

Panelin moderatörü olan Tuna Kiremitçi ilk olarak katılımcılara birkaç öykü okudu. “Aşk bizi aklımızdan, zihnimizden özgürleştiriyor. Kendi zihnimizden özgürleşmek doğadan kopuşumuzu bitiriyor, doğa ile tekrar bağ kurduğumuzu hissediyoruz. İşte biz bu yüzden bize tüm çektirdiklerine rağmen, yaşadığımız üzüntülere rağmen aşktan vazgeçemiyoruz” diyen Kiremitçi;  aşkın henüz tam olarak tanımlanamadığını belirterek; “Aşk nedir diye illaki sorarsanız, aşk bir başkasının mutluluğu ile mutlu olabilmektir. Kendi zihnimizin, kendi egomuzun dışına çıkarak bir başkasının mutluğu ile mutlu olabildiğimiz zaman bu aşk olacak” dedi.

Sanat buluşmaları sorunlardan, tutsaklıklardan bir kaçıştır

 “Aşk özgürleştirir” panelinin son konuşmacısı olan Şair Şükrü ise panelde ; “Yaşadığımız bugünlerde yaşananlardan dolayı insanların şiire, aşka, iyi şeylere, insan haysiyetini kurtaran şeylere son derece ihtiyaçları var” dedi. Aşkın insanlık tarihi boyunca aşkı konuşulduğunu belirten Şükrü Erbaş da aşkla ilgili düşünür ve şairlerden yola çıkarak çeşitli tanımlar yaptı.  Edebiyat ve sanat buluşmalarının insanları günlük hayatta karşılaştıkları sorunlardan, tutsaklıklardan bir kaçış olduğunu da belirten Şükrü Erbaş, çeşitli şairlerden ve kendi şiirlerinden seçme eserler okudu. 

Bakıcı: Sevginin hakim olduğu günler diliyoruz

Teşekkür belgeleri sunmak için söz alan Başkan Bakıcı; Gerçekten ihtiyacımız vardı böyle bir akşama. Bu konuşmalardan birçok çıkarım yapmamız gerekir. Daha aydınlık, daha güzel günlere barış içerisinde, özgürlük içerisinde, aşkın ve sevginin hakim olduğu günler diliyoruz.”

Son günün konuğu Kopan’dı.

Uluslararası Edebiyat Festivali kapsamında 8 Ağustos Cumartesi günü Selçuklularla buluşan Yazar Yekta Kopan, katılımcılarla karşılıklı bir sohbet havasında “kitap okuma, yazma” kavramı üzerinde durdu. Keyifli bir atmosferde geçen gecede yazar seyircilere “Neden kitap okuruz?” , “Kitap okumazsak ne olur?” sorularına cevap vermelerini istedi.

Kopan;  “Kitap okuyan ile kitap okumayan bir insan arasında iletişim kurma yönünden fark vardır. Kitap okumak bizi bilgi birikiminin yanı sıra günlük hayatın her safhasında farklı bir insan yapar.
Kitap okumanın “ötekileştirme” sorununu ortadan kaldırdığını, kişiye ne olup, ne olmadığını anlatır, yaşayamayacağı deneyimleri gösterir. Kitap okuyan insan dünyada en çok eğlenen insandır. Kendisiyle, çevreyle, bütün sorunlarla ironik bir ilişki kurarak sorgulamayı öğrenir. Bu da okuru eğlendirir” dedi. Yekta Kopan söyleşinin sonunda okurları için kitaplarını imzaladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artemishaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.