Flaş Haber :
Hava Durumu

​KÂBUSLARIN DA SONU VAR

06 Eylül 2022 - 380 okunma

  Bu başlığı daha önce de kullanmıştım değerli okuyucular. Takvimler 11 Haziran 2010’u gösterdiği gün yayınlan bir yazımdır ki, tarihe dikkat edin; 12 Eylül 2010 Referandumundan sadece 3 ay öncesidir.

   Yazının yayınlandığı tarihe kadar ülkemizde olanlardan yola çıkarak, halkımızın ferasetine olan güvenimden dolayı bu başlığı kullanmışımdır ve itiraf etmeliyim, bu güven konusunda çok büyük bir yanılgıya düştüğüm apaçık ortadadır.

   O güne kadar yaşananları ancak “kâbus” olarak ifade edebileceğimi düşündüğüm o yazıda 8 yıllık bir sürecin ardından artık vatandaşlarımızın gereken dersi çıkarmış olabileceğine dair umutlarımdan söz etmiştim, ancak dediğim gibi bu benim yanılgıya düştüğüm bir yazı olmuştur. Hatta yazının giriş kısmındaki paragrafta; “Yalan dolan vaadlerle kandırılan, önce yoksulluk, açlık ve sefalete itilip sonra da sözde yardım dağıtma sömürüsüyle ikinci kez hata yapmaya itilen bu ülkenin gariban insanı, bir türlü uyanamadığı uyku ile bu kâbusu gereğinden çok fazla sürdürmüştür diye düşünüyorum.” İfadeleri yer alıyordu ki, meğer gereğinden fazla sürdüğünü düşündüğüm o süreçte yaşananlar, sonrasında yaşanacak olanların ancak fragmanı olabilecek ölçüye sahipmiş değerli okuyucular.

   O süreçte yaşananları burada tek tek irdelemeye gerek yok sanırım. “açılım” başlığı altında yapılanları unutmuş değilsinizdir muhakkak. Sadece çadır mahkemelerinde alınan jet hızındaki kararlarla, eli silahlı teröristlerin Habur sınır kapısından davul zurnalarla karşılanıp şehirlerimize dolduruluşu bile yaşananları “kâbus” olarak nitelendirmemizdeki en güçlü etkenlerden biridir.

    Ve bu süreçten sonra değerli okuyucular, ülke genelinde uyarmaktan ağzımızda tüy bittiği halde; 12 Eylül 2010’ da “demokrasi gelecek”, “üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü” kandırmacasına sazan gibi atlayan özellikle yetmez ama evetçilerin büyük katkısıyla referandumda “evet” oyları çoğunluk sağlamış ve bu şekilde CIA ajanı bir terörist başının emrindeki binlerce tetikçinin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm kurumlarına sızmasının önü açılmıştır. 

   O referandum sonrası olanları buraya kalem kalem yazmaya kalksak sayfalara sığmaz. Siz 33 Mehmetçiğin katledilmesi emrini veren bir caninin uydurma kumpas davalarında tanık, Genel Kurmay Başkanı ile beraber onlarca komutanın sanık yapıldığı kısmını hatırlayın yeter. Akabinde bugünlere kadar uzanan süreçte bile, başta yargı olmak üzere devletin bir çok kurumunun nasıl güvenilmez hale düşürüldüğünü tekrar etmemize de gerek yoktur sanırım. 

    Mevzunun ekonomik tarafını da buradan benim anlatmaya kalkmam abesle iştigal olur, zira çarşıda, pazarda, girdiğiniz marketlerde siz bunu bizâtihi yaşıyorsunuz. O günlerden bugünlere uzanan süreçte, sadece benzin ve motorin fiatlarıyla döviz kurlarına baksanız, asıl kâbusun arada yaşadıklarınızın olduğunu da görürsünüz.

   En başta ifade ettiğim gibi, 2010 yılının Haziran ayında, toplumun ferasetine güvenmekle çok yanılmış olduğumu bir kez daha itiraf ediyorum. Ancak umut etmek istiyorum ki; benim kâbus diye nitelendirdiğim 8 yıldan sonraki yaşanan ve yaşanmakta olanlar, halkımızın çoğunluğunu aklıselim sahibi yapmıştır. 

Brezilya’lı Edebiyatçı Yazar Paulo Coelho’nun, “İyi bir yara izi, en iyi nasihatten daha değerlidir” cümlesinde anlatmak istediği gibi yani. 

   Dolayısıyla, bu defa yanılmamayı umarak ve İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un o muhteşem cümlesine atıfla bitirmek istiyorum sevgili okuyucular…

   Allah beni bir daha “Kâbusların da sonu var” başlığında bir yazıyı yazmak zorunda bırakmasın!
Hüseyin TAŞYAKAN diğer yazıları
x

Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
Son YorumlarSon Yorumlar
Lig FikstürüLig Fikstürü

Anasayfa'ya Git Anasayfa
Yazarlar Yazarlar
Selçuk Deprem Toplanma Alanları Selçuk Deprem Toplanma Alanları
Künye Künye
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.